acayip

-bi
[aca:yip]
阿́
s. 异常的, 奇怪的, 怪异的; 意外的, 令人吃惊的: \acayip bir hava 异常的天气 \acayip bir tutum takınmak 采取奇特的立场 \acayip kıyafet 奇装异服 Acayip şeyler söyledi, inanmak istemedim. 他说了一些令人吃惊的事, 我不敢相信。Bu ne acayip adam! 这真是个怪人!
ünl.
[aca'yip]
真怪, 奇怪, 怪事, 怪了: Acayip, böylesini hiç görmemiştim. 奇怪, 这样的事我还从未见过。Öyle dedi ha? Acayip! 他是这么说的?奇怪!
◇ \acayip olmak 变得怪异, 变得古怪: Babası yaşlandıkça acayip oldu. 他父亲一上年纪, 变得古怪了。-in \acayipine gitmek 使感到陌生, 使感到奇怪: Doğrusu sözlerI acayibime gitti. 说实话, 他的话让我吃惊。Onun bizden ayrılması acayibime gitti; bunu beklemiyordum. 他离开我们让我感到吃惊, 我没有料到。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • acayip — sf., bi, Ar. ˁacāˀib 1) Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı Dişlerinin arasından ıslık gibi acayip sesler çıkarmaya başladılar. R. N. Güntekin 2) ünl. Şaşma anlatan bir söz Acayip! Öyle dedi ha? Atasözü, Deyim… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acayip olmak — yadırganacak bir duruma gelmek Dünya değişti, insanlar bir acayip oldular …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • homhoş — acayip …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • tecirip — acayip …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • deli saraylı gibi — acayip biçimde giyinen, takıp takıştıran (kimse) Teğmenin, teyzem dediği, altmışlık, altmış beşlik, suratı hâlâ düzgünlü, kirpikleri hâlâ sürmeli, deli saraylı gibi bir kadıncağızmış. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • EL-ACEB — Acayip, Şaşılacak şey. Tuhaf şey …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • höbülü — acayip giyinmiş …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • alelacayip — sf., bi, Ar. ˁalā l ˁacāˀib Acayip üstü, çok acayip, bambaşka O zaman köprü böyle değildi, alelacayip bir iskeleydi. A. Rasim …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • abus — sf., esk., Ar. ˁabūs 1) Somurtkan (kimse) 2) Çatık, asık (yüz) Abus çehreli bir adamın ne namazı ne niyazı ne zekâtı ne orucu makbuldür. Ö. Seyfettin 3) Garip, acayip Genç, esmer kız tahayyül ediyor, zihninde müphem hayallere karışan abus… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • acayiplik — is., ği Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık Burada bir acayiplik hissediyorum. R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • antika — is., İt. antico 1) Tarihsel değeri olan eski eşya Sofadaki antika yerli saat, ihtiyar göğsü hırlaya hırlaya ağır ölçülü vuruşlarla gece yarısını çaldı. H. R. Gürpınar 2) Eski çağlardan kalma eser 3) Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.